Sitemiz Google aramalarında SohbetCanlı sohbet, Sohbet odalarısohbet siteleri,  gibi aramalarda kullanıcılarına hizmet vermektedir!
sohbet

arşiv

yazar arşivi

SENCE O YAKIN ARKADAŞIN MI SEVGİLİN Mİ?

Çarşamba, 08 Tem 2015 yorum yok

shutterstock_233056933-1024x680
Uzun bir süredir onun en yakın arkadaşınız olduğunu düşünüyor, sevgilinizle yaşadığınız problemleri, annenizle olan kavgalarınızı ona anlatıyor, yaptığı yorumların ne kadar değerli olduğunu hissediyor, hayatınızda olduğu her güne şükrediyorsunuz. Birlikte geçirdiğiniz vakit su gibi akıp gidiyor, haftanın iki günü konuşmadığınız, her cuma iş çıkışında bir şeyler içip haftayı değerlendirmediğiniz zaman hayatınız keyifsiz geçiyor.

Sonra bir gün aniden cin şişeden kaçıveriyor ve aranızda garip bir şeyler olduğunu hissediyorsunuz. Onu hala arkadaşınız olarak görmeye çalışıyorsunuz ancak derinlerde bir yerde küçük kıvılcımlar çakmaya başlıyor. Yakın arkadaşınız da sizi eskisinden daha fazla merak ediyor, her gece farklı bir konuyu bahane edip sizinle telefonda saatlerce konuşuyor, size sevgi dolu cümleler kuruyor. Sanki aranızdaki küçük kıvılcım yavaş yavaş büyüyor ve ilişkiniz arkadaşlıktan daha farklı bir duruma doğru eviriliyor.

Gelin, arkadaşlık ilişkinizdeki sis perdesini ortadan kaldıracak ve ona karşı hislerinizin netleşmesine yardımcı olacak ipuçlarını birlikte inceleyelim…

* Eskisinden daha sık konuşuyorsanız

Genelde haftada iki defa konuştuğunuz, gün aşırı mesajlaştığınız yakın arkadaşınız artık günde iki defa arıyor, sabahları güne başlangıç mesajları gönderiyorsa dönüşü olmayan bir yola girmiş olabilirsiniz. Eğer bu fazla ilgiden memnunsanız hatta onun sizi merak etmesi hoşunuza gidiyor, aldığınız her yeni mesaj yüzünüzü güldürüyorsa karşılıklı bir konuşma yaparak duruma netlik kazandırmakta fayda var.
* Fiziksel temas arttıysa

Eğer yakın arkadaşınız sizinle konuşurken daha fazla beden dilini kullanıyorsa örneğin size daha çok dokunuyor, gözünüze giren saçı çekmek isterken yanlışlıkla yanağınıza temas ediyorsa, ilişkiniz farklı bir boyuta geçmiş olabilir…

* Ciddi konuşmalar yapıyorsanız

Eskiden sürekli geyik yaptığınız, sizi güldüren yakın arkadaşınız artık daha az dalga konusu olacak şeylerden bahsediyorsa, geleceğe dair birlikte planlar yapmaya başladıysa romantik dalga size doğru geliyor olabilir, hazırlıklı olun. Eğer yakın gelecekte siz de onu yanınızda görmek istiyor, onun yaptığı planlardan dolayı mutlu oluyorsanız belki de onun size açılmasını beklemeden siz önce davranabilirsiniz.

* Birbirinize karşı konuşma şekliniz değiştiyse

Genelde dostça kelimelerle birbirinize seslenirken, birden bire “canım, hayatım” gibi sevgi sözcüklerini tercih etmeye başladıysanız ve yaptığınız her konuşmada en az bir-iki defa kullanmaya özen gösteriyorsanız aranızdaki kıvılcımlar yakın zamanda yangına dönüşebilir.

Categories: Aşk, Cinsellik Tags:

BÜYÜK AŞKLARIYLA ÜNLÜ DİZİ ÇİFTLERİ

Çarşamba, 08 Tem 2015 yorum yok

Televizyonda izlediğimiz diziler ne kadar inkar etsek de hayatlarımıza temas ediyor. Bazen bir dizi karakterinin kullandığı çanta için yanıp tutuşurken buluyoruz kendimizi, bazen de yemek yedikleri lüks restoranın neresi olduğunu bulmak için internette saatlerimizi harcıyoruz. Bir de dizilerin izleyiciyi kimselere kaptırmamak için serpiştirdikleri deli dolu aşk hikayeleri yok mu? Ekrana kilitleyiveriyor hepimizi… Hal böyle olunca ekrana yansıyan aşk hikayeleri de bizi oldukça fazla etkiliyor. Hatta abartarak, mutlu sonlara sevinip, ayrılık hikayelerine de sanki sevgilimizden ayrılmış gibi üzülüyoruz. Her geçen gün çekilen dizi sayısı artsa da yakın geçmişte yayınlanan bazı diziler aşk hikayeleriyle hala hafızalarımızdaki yerini koruyor. Gelin, hayatlarımızın belirli bir dönemine damga vurmuş dizileri ve büyük aşklarıyla ilham veren dizi çiftlerini birlikte hatırlayarak iç çekelim…

İniş çıkışlarla dolu bir aşk hikayesinin kahramanları Bahar ve Seymen (Asmalı Konak)

İtiraf edin, Asmalı Konak sizi de televizyon ekranına kilitledi değil mi? Yayınlandığı dönem özellikle kadın izleyicilerin tutkunu olduğu Asmalı Konak, yayınlandığı akşam ülkemizdeki hemen herkesi ekrana kilitlemeyi başarmıştı.

İstanbullu asil bir ailenin kızı Bahar ile Anadolu topraklarında doğup büyümüş Seymen’in doludizgin süren aşkını ekrana çok başarılı bir şekilde yansıtan Asmalı Konak, yaşadıkları tüm zorluklara rağmen aşklarından vazgeçmeyen iki aşık gencin hikayesiyle pek çok çifte ilham verdi. Türkiye’nin en güzel coğrafyalarından biri olan Nevşehir’de yaşanan aşk hikayesi, yörenin turizm anlayışının da değişmesini sağlamıştı. Hala her yıl yüzlerce kişi, Nevşehir’de Asmalı Konak’ı ziyaret ediyor ve bu muhteşem diziyi yerinde yad ediyor.

Tutkunun diğer adı Chuck ve Blair (Gossip Girl)

Yukarı Doğu Yakası’nın en popüler kızlarından olan Blair ile yakışıklılığı ve çekiciliği ile tüm kızların gözdesi olan Chuck, dizi tarihinin belki de en ihtiraslı çiftlerinden biri. Dünyayı kasıp kavuran ve kendi modasını yaratarak bir fenomen haline gelen GossipGirl’ün aşk ve tutkularıyla nefesleri kesen çifti Chuck ve Blair, hayatlarına farklı kişiler girdiyse de aralarındaki çekim kuvvetine yenik düşerek hep birbirlerine koştular. Hala Chuck ve Blair fanları, sosyal medyada çift hakkında paylaşımlar yapmaktan kendilerini alamıyorlar. Bu da onları dizi çiftleri tarihine altın harflerle yazdırmaya yetiyor.

110315-dizi-asklari-1

Ege’nin iki yakasını bir araya getiren çift Nazlı ve Niko (Yabancı Damat)

Aşkın hiçbir engel tanımayacağını hepimiz bu dizi ile izledik aslında. Farklı dili konuşan, farklı topraklarda doğup büyüyen iki gencin her şeye rağmen yan yana yürümeyi göze almalarını mizahi bir dille konu eden Yabancı Damat, hem Gaziantep’e hem de Yunanistan’a kadar götürdü izleyenlerini. Aşkın her şeyden üstün ve yaşamaya değer olduğunu göstererek gönüllerde taht kuran dizi, internet üzerinden hala pek çok kişi tarafından izleniyor ve çok seviliyor.

Gizemli adanın çifti Jack ve Kate (Lost)

6 sezon boyunca meraklılarının gözünü bile kırpmadan izlediği, yabancı dizi tarihinin belki de dönüm noktası olan Lost, dünyada çok ciddi bir izleyici kitlesine ulaştı. Hikayesiyle, karakterleriyle ve karakterlerinin birbirleriyle olan ilişkileriyle, her bölüm ve her sezon izleyicisini biraz daha gizemlerin içerisine sürükledi. Lost’ta elbette tek gizemli durum adada yaşananlar değildi. Aşk hikayeleri de aynı şekilde karmaşık bir hal alarak, dikkatleri topladı. Kültürlü ve yardımsever doktorJack ile adaya düşmeden önce suç listesi kabarık olan Kate’in yılan hikayesine dönen aşkları, adanın diğer bir yakışıklısı Sawyer’ın da araya girmesiyle dizinin temposunu iyice yukarılara çekti. Lost hayranları bu aşk üçgenini soluksuz izledi.

Categories: Aşk, Cinsellik Tags:

”SENİ SEVİYORUM” DEMENİN 10 FARKLI YOLU

Çarşamba, 08 Tem 2015 yorum yok

ask20

Aşk ve beraberinde getirdiği tutku, özlem, bağlılık gibi duyguları paylaşabileceğiniz bir partner bulduysanız, yeryüzündeki en şanslı insanlardan birisiniz. Çünkü hayatta herkesin kolaylıkla elde edemeyeceği bu duygular, insanları yüzyıllarca şair, yazar hatta birer efsane haline getirdi. Dünyanın farklı yerlerinde, farklı isimlerle farklı insanların karşısına çıktı aşk. Böylece aşk, tarihte pek çok ünlü isme o ünlü aşk sözlerini söylettirmiş oldu. Aşkı herkes yaşadığı mutluluk ya da acıyla ifade etti. Çünkü bir insana “Seni seviyorum” diyebilmek, o kadar da kolay değil. Bu nedenle, herkes sevdiğine farklı şekillerde “Seni seviyorum” demeyi tercih etti.

Sevmek, belki de insana daha çok yaşadığını hissettiriyor. Düşünsenize; sizce Shakespeare sizce ölmüş olabilir mi? Ya Nazım Hikmet? Cemal Süreya sizce de hala bir yerlerde Sevda Sözleri’ni fısıldamıyor mu uzaklara bakıp? Ya da Özdemir Asaf, o “Aşk Şarkısı”nı?

Tüm o büyük adamlar, çok önemli aşk sözleri söylediler. Aşka farklı bir bakış açısı ve ifadeler kazandırdılar. Aynı şekilde, Tomris Uyar, Tezer özlü gibi, mısraları yere sağlam basan, aşkı şiirlerine nakış gibi işleyen kadınlar da sevmeyi ve sevilmeyi belki de yeniden öğrettiler insanlara.

O günlerden bu zamana, ne şiirler sona erdi; ne şarkılar… Ancak, “Seni seviyorum” demenin tadı damağımızda ve bunu farklı şekillerde söylemek keyif veriyor hala. Peki, siz partnerinize onu sevdiğinizi nasıl söylüyorsunuz? Eğer, henüz söyleyemediyseniz, işte “Seni seviyorum” demenin 10 farklı yolu olarak, sanat hayatından önemli isimlerin önerileri…

A midsection of a romantic couple sitting on a bench in the park holding Valentines gift and flowers

A midsection of a romantic couple sitting on a bench in the park holding Valentines gift and flowers


1-Seni seviyorum ama nasıl; avuçlarımda camdan bir şey gibi kalbimi sıkıp parmaklarımı kanatarak. Nazım Hikmet Ran

2-Seni seviyorum çünkü bundan başka çıkar yol bilmiyorum. Pablo Neruda

3-Bugün seni seviyorum. Yarın da bir neden bulur severim. Ahmet Batman

4-Bundan sonra bir hayat daha varsa o zaman da seni seveceğim. CassandraClare

5-Seni çok seviyorum ancak, neden sevdiğimi asla bilemeyeceğim. Jay – Z

6-Yetişkin olmayan aşk der ki, “Seni seviyorum çünkü sana ihtiyacım var.” Yetişkin aşk der ki, “Sana ihtiyacım var çünkü seni seviyorum.” ErichFromm

7-Başı ve sonu olmadan seni seviyorum. Coco J Ginger

8-Ben senin beni sevebilme ihtimalini sevdim. Yılmaz Erdoğan

9-Dur! Seni benim sevdiğim gibi sevmeyecekler – YeahYeahYeahs

10-Seni sevmek ibadetim vazgeçemem biliyorsun. Erol Evgin

Categories: Aşk, Cinsellik Tags:

İLİŞKİDE GERÇEK BİR ERKEK GİBİ DAVRANMAK…

Çarşamba, 08 Tem 2015 yorum yok

Aşk, insanı olduğundan daha güçlü ve daha korkusuz hale getiren, büyülü bir his. Öyle ki tutkulu bir aşığın, gözlerinin kör, kulaklarının sağır olduğunu söyleyen çok şarkılar, şiirler yazıldı… Aşkın hayata anlam kattığı gibi onu yerle bir edebildiğini de tarih, efsaneler ve masallar yüzyıllarca anlattı. Aşk farklı isimlerle can da yaktı; mutluluktan ayakları yerden de kesti. Çıkılan yemeklerde, mekanda çalan aşk şarkılarına herkes farklı anlamlar yükledi ve kadehlerini kim bilir hayatındaki hangi hatıra için diğerleriyle birbirine tokuşturdu.

Çünkü aşk, herkes için farklı bir isim. Erkekler de düşünmeye vakit bulduğu her an, kendisi için özel olan “o” ismi anar içten içe. Özellikle ilişkide gerçek bir erkek gibi davranan, karşısındaki kadına öncelikle bir birey olarak saygı duyan, çağdaş, kültürlü erkekler, canı yandığı zaman yıkıp dökmektense, soğukkanlılıkla davranırlar. Aşkı ve beraberinde getirdiklerini, bu şekilde karşılayarak, kadınların hayranlığını da kazanırlar.

Ancak, günümüzde ne yazık ki basında kadınların şiddete maruz kaldığı, hakları ve özgürlükleri için seslerini duyurma mücadelesi verdiği bir dönemde yaşıyoruz. Bu nedenle, bu günlerin geride kalmasın umarak bazı erkeklerin, yeniden aşkı, gerçek tutkuyu ve sevgiyi hatırlamasını sağlamak adına, ilişkide gerçek bir erkek gibi davranmanın 3 yolunu onlara gelin birlikte anlatalım…

Businessman gesturing with a cardboard box on his head with smil

* İlişkinin arkasında durarak sorumluluk almak

Aşk başta olmak üzere tutkuyu körükleyen ve insanın olduğundan bambaşka bir karaktere bürünmesini sağlayan hisler, erkeklerde de farklı ruh halleri meydana getirebiliyor. Özellikle aşk acısı ya da kıskançlık gibi hisler, tıpkı kadınlarda olduğu gibi erkeklerin de hayatını büyük bir oranda etkiliyor. Bunlar elbette kolay kabul edilebilecek durumlar değil. Ancak, kadınların özellikle ilgi duydukları erkeğe karşı hata yaptığını anlaması, ona karşı soğukkanlı, hatta hoşgörülü olarak sağlanabilir.

Şöyle bir geçmişe, çocukluğunuza gidin. Evde çok önemli bir şeye zarar verdiğinizde ya da bir esnafa karşı onu mahcup ettiğinizde babanızın sizinle göz teması dahi kurmadığı o günü anımsayın. Buz gibi durduğu, hiç konuşmadığı, sürekli düşünceli bir şekilde dalıp gittiği o günü… Keşke kızsa, sinirlense, bağırsa da böyle davranmasa diye düşündüğünüz o günü hatırlamaya çalışın. Sizi çok seven birine verebileceğiniz en büyük cezanın ne olduğunu bu şekilde daha net görebilirsiniz.

* Bir kadına yalnızca kendisi olduğu için saygı ve sevgi duyabilmek

İnsanların beğenilerini, karakter ölçülerini, sınırlarını bir kenara bırakın. Yalnızca hissettiğiniz kişi gibi olabilmenin ağırlığını hayal etmeye çalışın. Tüm zorluklara rağmen sevdiği işi yapabilen, içinden geldiği gibi davranabilen ve sizin yanınızda kendini rahatça ifade edebilen bir kadını yalnızca bunun için sevebilmek, bir erkeğin yapabileceği en cesurca davranışlardan biri olarak, kadınların hafızasında ve kalbindeki yerini alır.

Bu hassasiyeti gösterebilen erkekler, gerçek birer erkek olduğu kadar, iyi, merhametli ve çağdaş bir baba adayı olarak, çevresinde büyük bir saygı görmeye başlarlar. Profesyonel iş yaşamında da aile kurumunun büyük önem taşıması, sektördeki önemli iş adamlarının çalışanlarının özel yaşamını önemsemesi de büyük ölçüde marka prestijini sarsmayacak, saygın bir çalışan profili oluşturmak istemesinden kaynaklanır. Dolayısıyla, gerçek bir erkek gibi davranmak, yalnızca özel hayatınızda değil iş yaşamınızda da önemli adımlar atmanız için size kapılar açar.

* Yalnızca fiziksel değil ruhsal olarak da partnerini koruyabilmek

Kadınların güçlü erkeklerden hoşlandığı, elbette doğru. Ancak, fiziksel güç bir kadının ilgisini uzun vadede bir erkeğin üzerinde tutmasına yeterli olmuyor. Hatta, yalnızca fiziksel gücü ön planda tutan erkeklerin hayata bakış açısını doğru bulmuyorlar. Buna karşılık, manevi olarak hem kendisini hem de partnerini ayakta tutabilen, hayatın zorluklarına karşı dik durabilen erkekler, kadınlara daha çekici geliyor.

Kadınlar, gücü erkeğin bileğinde değil kalbinde ve ruhunda hissetmek istiyor. Neredeyse her hafta, her gün gazete sütunlarında üzülerek gördüğümüz kadın karşı şiddet haberlerinin, kadınları anlamaya çalışarak, onların fiziksel olduğu kadar duygusal anlamda da ne kadar kırılgan olduklarının anlaşılarak ve onları anlamak adına daha fazla okuyup, muhakeme ederek son bulmasını ümit ediyoruz.

Businessman standing and gesturing with a cardboard box on his head with smiley face

Businessman standing and gesturing with a cardboard box on his head with smiley face

Categories: Aşk, Cinsellik Tags:

ERKEK DEĞİŞİR Mİ?

Çarşamba, 08 Tem 2015 yorum yok

Emotions
İlişkiler, sonsuza dek mutlu olma umutlarıyla başlar. Yazışmalar, buluşmalar, bilgisayar ya da telefon başında mesaj beklemelerle ve elbette büyük bir heyecanla dolu bu süreç sonucunda, çiftler kendilerini bir anda mükemmeliyetçi davranışlar sergilerken bulurlar. Mutluyken daha mutlu, iyiyken daha iyi olmak istemek, ilişkilerin doğasında belki de doğasında var. Özellikle kadınlar, erkeklerin bazı huylarıyla ilgili ortak şikayetlerde bulunabiliyorlar. Arkadaş toplantılarında, kadınlar arasında sık sık dile getirilen bu şikayetlerle, akıllarda şu büyük soru işareti oluşuyor, “Erkekler değişir mi?”

Aslında, genel olarak insanların karakterlerinde çok köklü değişiklikler olmasını beklemek çok da doğru olmayabilir. Buna karşılık, her insanda olduğu gibi erkeklerde de bazı özellikler ilişkide karşılıklı emek vererek değişiklikler gösterebilir. Buna pek çok örnek bulabiliriz. Zaman içerisinde, daha ağırbaşlı olmaktan bazı özel günleri hatırlamaya, önceliklerini belirlemeye başlamaktan en azından belli bir oranda düzenli olmaya kadar partnerinizde değişiklikler fark edebilirsiniz. Ancak, bu maalesef yalnızca ondan rica ederek değil, bazı sorunların ilişkinize ya da doğrudan size zarar verdiğini ya da etkilediğini anlatarak mümkün olabilir.

Erkekler bazı özelliklerinden bu şekilde yavaş yavaş ödün vermeye, onları değiştirmeye başlayabilir, belki sizden de aynı taleplerde bulunabilir. Bununla beraber, bazı özellikleri var ki onları bırakmaları imkansıza yakındır. Peki, bu özellikler hangileri? Gelin birlikte inceleyelim…

* Sevmesem yanında olur muyum?

İlgi dediğiniz zaman kadınlar için akan sular durur. Sevmek ne kelime, ilgiye resmen aşıktırlar. Küçük birer kız çocuğu olarak, çoğunlukla babalarının prensesler gibi davrandığı bu hanımlar, büyüyünce de birer kraliçe olarak hayatlarına devam etmek isterler. Sevildiklerini, beğenildiklerini bilmekten öte, bunu duymak isterler. Pohpohlanmak, elbette bir kraliçenin en büyük ihtiyaçlarından biri. Ancak, erkekler de bu sözleri o kadar idareli kullanırlar ki – tükeneceklerini mi düşünüyorlar, bilinmez – onlara bunu hatırlatmak bile gerekebilir.

“Beni seviyor musun? Ne kadar seviyorsun?” sorularının yanıtı, genellikle “Elbette seni seviyorum. Seni çok seviyorum”dan ziyade, “Sevmesem burada işim ne? Sevmesem yanında olur muyum?” gibi insanı sorduğuna soracağına pişman eden türdendir. Erkeklerin değişmeyen huyları arasında başı çektiği bir gerçek.

2

* Yoo, bir şey düşünmüyorum.

Zaman zaman uzaklara dalıp gidebilen, tırnaklarına bakarken, durmaksızın çay karıştırırken ya da oturduğu masada elinde kalem çevirirken yakaladığınız partnerinize haliyle, “Ne düşünüyorsun?” diye sorarsınız. “Yoo, bir şey düşünmüyorum” der ve birden kalkmayı teklif eder ya da bir çay daha ister. Partneriniz, o ana kadar ne düşündüyse, orada onu hafızaya kaydeder ve sonra tekrar düşünmek üzere erteler.

Ancak, genellikle merak etmenizi gerektirecek bir durum olmaz. O an oturduğunuz kafedeki şekerliğe bakıp, kafelere şeker dağıtan adam ne kadar ciro yapıyordur, böyle günde 10 kafeye bıraksa, kutusunu şu kadardan verse gibi kendi içinde böyle bir muhasebe yapıyor olabilir. Aynı şekilde, her hafta halı saha maçı yaptığı ekipte bir kişinin katılamayacağını öğrendiyse, onun yerine kimi arayabileceği belki de kafasını kurcalıyordur. O nedenle rahat olun. Partnerinizin her düşünceli halini o kadar da ciddiye almayın.

* Daha hazır değil misin?

Kadınların erkeklerden daha uzun sürede hazırlandığı fikrine adapte olan erkekler, henüz hazırlanmaya başlayalı beş dakika bile olsa, “Haydi” demeye başlarlar. Bu da yine maalesef erkeklerin değişmeyen huylarından biri olarak listeye altın harflerle yazılabilir. Çünkü erkekler beklemeyi sevmezler. Ancak, şunu unuturlar ki zaten kimse beklemeyi sevmez. Örneğin, kadınlar da erkeklerin izledikleri maçın ya da oynadıkları oyunun bitmesini sevmezler.

Bununla beraber, siz bu örnekleri verseniz de “Ne alakası var” cevabını alacağınız çok açık. Aldırış etmeyin ve tatlı sözlerle gönlünü alın. Emin olun işe yarayacak.

Categories: Aşk, Cinsellik Tags: