sohbet

arşiv

yazar arşivi

Anne Babaların H1N1 Endişesi

Cumartesi, 24 Eki 2009 1 yorum

Türkiye’nin dört bir yanından domuz giribi vakası haberleri geliyor, sayının artacağı tahmin ediliyor.

Peki okul çağındaki çocukları bu tehlikeden uzak tutmanın yolları neler?

Memorial Hastanesi Klinik Laboratuvarlar Koordinatörü ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Kenan Keskin, anne babalara çocuğun domuz gribinden korunması için şu önerilerde bulunuyor

ÇOCUĞUNUZ DOMUZ GRİBİ AŞISI OLMALI MI?
Daha önce izlenmiş olan grip pandemilerinde ve gribin yoğun olarak görüldüğü dönemlerde yapılan araştırmalarda okul çağındaki çocukların grip açısından özel bir risk grubu oluşturduğu kabul edilmiştir.

Bu çalışmalar sonrasında, mevsimsel grip aşılarının okul çağındaki çocuklarda kullanımının yarar ve zararları konusu da değerlendirilmiş. Grip hastalığının okul çağındaki çocuklar için zaten büyük bir tehdit oluşturduğu, buna karşılık mevsimsel grip aşılarının küçük bir risk içerdiği, dolayısıyla okul çağındaki çocuklarda uygulanabileceği sonucuna varılmış.

Günümüzde domuz gribine karşı da bir koruyucu aşı geliştirilmiş olmakla birlikte bu yeni aşının okul çağındaki çocuklarda kullanımının güvenilirliği henüz kanıtlanmamıştır. Fakat yine de hastalığın daha büyük bir risk oluşturacağına kanaat getirilirse aşının gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu konuda çalışmalar sürdürülmektedir.

ALINMASI GEREKEN TEDBİRLER
Okulda, çocukların birlikte oynadığı oyunlar yerine daha az temas kuracakları oyunlara yönlendirilmeleri gerekir.

Okuldaki arkadaşlarıyla, zorunlu olmayan yakın temastan, mesela sarılma, öpüşme, beraber oynanan oyunlardan kaçınmaları gerekir. Unutmamalı ki grip, hastalıklı birine bir metreden daha yakın olduğunda insandan insana bulaşır. Öğretmenlerin çocukları bu konuda uyarmaları gerekmektedir.

Ellerini sık sık, özellikle öksürdükten veya hapşırdıktan sonra su ve sabun ile yıkamaları gerekmektedir.

Öksürürken veya hapşırırken ağızlarını kağıt mendil ile kapatmaları gerektiği öğretilmeli, mendil kullanımını özendirilmeli.

Öksürdükten veya hapşırdıktan ya da hasta olma ihtimali olan birisi ile temasta bulunan çocuklara, ellerini yıkayıncaya kadar; göze, burna veya ağza sürmemeleri gerektiği anlatılmalıdır. Virüs bu yolla bulaşabilmektedir.

Eğer çocukta kağıt mendil yoksa veya çıkarıp kullanmaya fırsat bulamadıysa, öksürürken veya hapşırırken ağzını eliyle kapatmalı ve hemen elini su ve sabunla iyice yıkaması gereklidir.

Hasta kişilerle yakın temastan uzak tutulmalılar. Temas zorunlu ise maske ve eldiven kullandırılmalı, temas sonrası hemen ellerini su ve sabun ile yıkamaları gerekmektedir.

Grip belirtileri olursa hemen doktora veya hastaneye başvurun. ‘Çocuktur, soğuk algınlığına yakalanmıştır’ demeyin. İlk belirtiler griple aynı olacağından hastalığın Domuz gribi olup olmadığını anlamak için bir uzmana görünmek gerekir.

Eğer çocuk hasta ise okuldan geri kalacak düşüncesi ile okula göndermeye çalışmamalı ve çocukların diğer kişilerle temasını sınırlandırmalıdır.

ÇOCUĞU SUYA SABUNA DOKUNMAYA ÖZENDİRİN
Ellerin su ve sabun ile yıkanması mikroplardan korunmanın en etkili, en ucuz ve en kolay yoludur. Ancak etkili olabilmesi için en az yarım dakika süreyle ve parmak araları da dahil olmak üzere her yerin iyice yıkanması gerekmektedir. Su ve sabun yerine alkol bazlı el dezenfektanları da kullanılabilir.

Categories: Sağlık Tags:

Domuz Gribi Aşısı 5 Bin Kişide Denendi

Cumartesi, 24 Eki 2009 yorum yok

İSTANBUL – İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Hüseyin Demirdiken, risk grubunda olan insanların aşı olması gerektiğini söyledi.

Demirdiken, yan etkisi bulunmayan ilaç olmadığını, H1N1 için üretilen aşının da yan etkilerinin olacağını, ancak bu yan etkilerin aşının sağlayacağı yarar karşısında ihmal edilebilir düzeyde olması gerektiğine dikkat çekti.

Demirdiken, ”Oda olarak, aşıyla ilgili bilimsel gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Türkiye’ye gelecek olan aşı bugüne kadar beş bin kişinin üzerinde denendi. Kabul edilemez bir yan etkisine de rastlanmadı” şeklinde konuştu.

Salgının yaygınlaşmadan önce aşılamanın belli risk gruplarında önemli fayda getireceğini ifade eden Demirdiken, Türkiye’de saptanan vaka sayısının 480 civarında olduğunu, hastalığın yaygın olmasının ölüm oranın yüksek olduğu anlamına gelmediğini kaydetti.

RİSK GRUBUNDAKİLER AŞILANMALI
Demirdiken, özellikle hamile, aşırı kilolu ve kronik hastalıkları olanların risk grubunda olduğunu ifade ederek, ”Özelikle altı aydan 24 yaşa kadar olanlar, altı aydan küçük bebeklere bakanlar, hamileler, 24-65 yaş arasında kronik hastalığı olanlar ve sağlık çalışanlarının aşı olması gerekmektedir” şeklinde konuştu.

H1N1 virüsünden korunmanın en etkin yolunun ellerin yıkanması olduğunu ifade eden Demirdiken, öksürürken ve hapşırırken ağız ve burnun kapatılması gerektiğini, sokakta maske takıp gezecek kadar sorunun abartılmaması gerektiğini söyledi.

Vakanın görüldüğü okulların kapatılması yerine lokal çözüme gidilmesi gerektiğini vurgulayan Demirdiken, yurt dışında okulları komple tatil etmek yerine vakanın görüldüğü sınıftaki öğrencilerin evlerine gönderildiğini, aksi taktirde bunun önünün alınamayacağını belirtti.

KURBAN BAYRAMI YAKLAŞIYOR, DİKKAT!
Yaklaşan kurban bayramında insanların bayramlaşmak için çok fazla temas halinde olacağına vurgu yapan Demirdiken, herkesi hem kendisini hem de başkalarını korumak için daha dikkatli olmaya çağırdı.

Categories: Sağlık Tags:

Türküm, Doğruyum… Türkçe Bilmesem de!

Cumartesi, 24 Eki 2009 yorum yok

İSTANBUL – ”- Öğretmeniniz iyi mi?
- Erê
- Size öğretebiliyor mu?
- Erê…”

Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi Urfa’nın Demirci köyünde de öğrenciler her sabah ‘Andımız’ı okurlar. Tek kelime Türkçe bilmeyen bu Kürt çocukları her sabah ‘Andımız’ı okurlar…

Orhan Eskiköy ve Özgür Doğan’ın yönettiği ‘İki Dil Bir Bavul’, üniversiteden yeni mezun olmuş ve uzak bir Kürt köyüne atanmış Türk öğretmenin bir yılını, onun okula yeni başlayan ve Türkçe bilmeyen çocuklarla yaşadıklarını anlatıyor.

Öğretmen Emre uzak bir köye, Güneydoğu’da bir köye geleceğini biliyordur ama ‘bu kadarını’ tahmin edemediği için hayalkırıklığı yaşar. Uçsuz bucaksız topraklara bakarak telefonda annesine dert yanar; çocuklarla nasıl iletişim kuracağaını bilemez…

Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ‘En İyi İlk Film’ ödülünü kazanan ‘İki Dil Bir Bavul’, büyük konuşmaya çalışmadan çok şey anlatabilen filmlerden. İzlerken gülümseten ama izledikten sonra uzun uzun düşündüren bir film.

Filmin derdini daha iyi anlamak açısından Zülküf karakterinin önemli bir işlevi var. Zülküf adını sürekli ‘Zilkif’ diye telafuz eder. Öğretmeni ısrarla onu düzeltmeye çalışır ama ‘Zilkif’ demeye devam eder. Doğduğundan beri söylediği gibi… Öğretilmeye çalışıldığı gibi değil bildiği gibi.

Filmin hikayesi, yönetmenlerden Özgür Doğan’ın bizzat yaşadığı bir gerçek. O da filmdeki cevizi, kalemi bile bilmeyen çocuklar gibi Türkçe ile ilkokulda tanışmış. Ve o zamanlar sürekli öğretmenlerinin değişmesini anlayamıyormuş. Filme de bu duyguyla başlamışlar zaten.

‘Demokratik Açılım’la ilgili gelişmeler yaşanırken ‘İki Dil Bir Bavul’un sorunun kaynağına dair ‘küçük’ bir hikaye anlatması daha da önem kazanıyor. ‘İki Dil Bir Bavul’ aynı topraklarda yaşayan ama birbirine çok uzak kalan iki dilin zorunlu karşılaşmasını anlatıyor. Birbirine yabancı olan iki dilin karşılaşmasını…

” – Çocuklara birşey soruyorum, na diyorlar. Na da hayır demek herhalde…
– İyi ya hocam işte yabancı dil öğrenmiş oluyorsun sen de…”

Çekimleri 9 ay süren filmin galası dün akşam Atlas Sineması’nda yapıldı. Meltem Cumbul’un ‘filme hayran kaldığı için’ sunumunu yaptığı gecede ‘Sonbahar’ın yönetmeni Özcan Alper de söz aldı. Ve o da farklı dillerin Türkiye’yi zenginleştirdiğinden bahsederek, dillerin birleştirici olduğunun altını çizdi.

Galaya Muhsin Kızılkaya, Gülten Kaya, Mustafa Erdoğan, Ayfer Tunç, Ozan Güven gibi yazar ve sanatçıların yanısıra EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, KESK Genel Başkanı Sami Evren, Eğitim-Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç da katıldı.

Yoğun ilgi nedeniyle birden fazla salonda gösterimi yapılan ve uzun süre alkışlanan film yarın gösterime giriyor.

Categories: Kültür-Sanat Tags:

100 Bin Kişi U2'yu Bekliyor

Cumartesi, 24 Eki 2009 yorum yok

İSTANBUL – Hayranlarının yıllardır dört gözle beklediği, dünyanın en ünlü rock gruplarından U2, 360° Tour kapsamında ilk defa Türkiye’de!

Konserin detaylarını açıklamak üzere U2 turnesini dünya çapında organize eden Live Nation Orta ve Doğu Avrupa’dan Sorumlu Başkan Yardımcısı Tim Dowdall, Pozitif Yönetim Kurulu Başkanı Cem Yegül, İstanbul Kültür Sanat Vakfı Genel Müdürü Görgün Taner ve İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Yürütme Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, Çırağan Sarayı’nda basın toplantısı düzenledi.

Cem Yegül, U2′nun İstanbul’da konser vermesi için 7-8 yıldır çalıştıklarını belirterek, konserin İstanbul’un Avrupa Kültür Başkenti olacağı 2010 yılında gerçekleşmesinden de memnuniyet duyduklarını söyledi.

Konser biletlerinin 2 Kasım’da satışa çıkacağını ifade eden Yegül, U2′nun konser biletlerinin satışa çıktığı anda tükendiğini, İstanbul konserinin biletlerinde de aynı umudu taşıdıklarını belirtti.

Biletlerin Biletix satış noktaları, ”www.biletix.com” internet sitesi, Biletix’in ”0216 556 98 00” numaralı çağrı merkezi ve Garanti Bankası ATM’lerinden satışa sunulacağını kaydeden Cem Yegül, müzikseverlere konserin sahne tasarımına uygun 7 farklı kategoride tribün ve saha içi biletler sunulacağını bildirdi.

Yegül, bilet fiyatlarının 50 ile 375 lira arasında değişeceğini dile getirerek, 12-14 ve 16 kişilik locaların fiyatlarının 750 lira, saha içinde, sahnenin hemen önündeki özel alanda yer alan ”red zone” paketinin ise 550 lira olarak belirlendiğini söyledi. Yegül, konserde davetiye sisteminin uygulanmayacağını, her yerin biletli olacağını ifade etti.

Ph DanaEdelson5.standard 100 Bin Kişi U2'yu Bekliyor

100 BİN SEYİRCİ
Live Nation Orta ve Doğu Avrupa’dan Sorumlu Başkan Yardımcısı Tim Dowdall, Live Nation’un dünyadaki en büyük etkinlik ve konser üreticisi olduğunu, merkezi Los Angelas’ta bulunan şirketin geçen yıl 20 bin konserde 1600 sanatçıyı ağırladığını, 33 ülkedeki konserlerde 15 milyondan fazla bilet satıldığını kaydetti.

Shakira, Madonna, U2 gibi sanatçıların ve grupların konserlerini düzenlediklerini belirten Dowdall, ”30 yıldır bu bölgeden sorumluyum. U2′yu İstanbul’a getirme önerimi sununca şirketin üst düzey yöneticileri de çok heyecanlandı. Umarım aynı ilgiyi İstanbul’da da görürüz” dedi.

Dowdall, U2′nun 360° turnesinin bu yıl başladığını ve 44 ülkede yaklaşık 3 milyon bilet satıldığını belirterek, turnede kullanılan sahne dizaynının 360 derece üzerine kurulduğunu, bu olağan dışı sahne ile stadyumun kapasitesinin yüzde 20 artırıldığını söyledi.

Turnenin şimdiye kadar katılım rekoru kırdığını, New York’taki konserde 85 bin 472 bilet satıldığını ifade eden Dowdall, Danimarka, Belçika, Portekiz, Finlandiya ve Paris konseri biletlerinin satışa çıktığı anda tükendiğini, Paris’te 3 konserde 300 bine yakın bilet satıldığını anlattı.

Zagreb konseri biletlerinin satışa çıktıktan iki saat sonra tükendiğini ve ikinci bir konser ayarlandığını dile getiren Dowdall, ”İstanbul’da da tecrübelerimize benzer bir durumun yaşanacağını umuyoruz. U2 hayranlarını biletler satışa çıkar çıkmaz almaya davet ediyorum ki sonradan hayal kırıklığı yaşamasınlar” diye konuştu.

Şekib Avdagiç de, İstanbul’un 100 binin üzerinde seyirci ile bir rekora imza atmasını beklediklerini ifade ederek, konserin, İstanbul’un dünyanın ve Avrupa’nın etkili kültür destinasyonu olmasında önemli bir aşama olduğunu vurguladı. Avdagiç, konsere yurt içinden olduğu kadar dışından da katılım beklediklerini söyledi.

MALİYET MİLYONLARCA DOLARI BULUYOR
Basın toplantısının ardından katılımcılar gazetecilerin sorularını cevaplandırdı.

Cem Yegül, bir soru üzerine, U2′nun bugüne kadar İstanbul’da turnenin masraflı olması, Türkiye’deki fiziki koşulların konserin gerçekleştirilebilmesi için uygun olmaması ve lojistik sorunlar nedeniyle konser vermediğini söyledi.

Tim Dowdall da, gösterinin çok maliyetli olduğunu ifade ederek, konserin İstanbul 2010 AKB Ajansının katkılarıyla gerçekleştirileceğini bildirdi.

Tim Dowdall, İstanbul’daki konserin bilet fiyatlarının Avrupa ortalamasından düşük tutulduğunu, 22 Avro olan en düşük bilet fiyatının Avrupa’daki benzer biletten 8 Avro daha az olduğunu bildirdi.

AVRUPA’DA 2 MİLYON KİŞİ İZLEDİ
U2′nun 360° turnesinin Avrupa ayağı 10 Ağustos 2010′da Almanya’nın Frankfurt şehrinde başlayacak. Turne, Hannover şehrindeki konserin ardından Danimarka, Finlandiya, Rusya ve Avusturya’daki konserlerle devam edecek. U2, 3 Eylül’de Atina’da vereceği konserin ardından İstanbul’a gelecek ve 6 Eylül’de Atatürk Olimpiyat Stadı’nda sahne alacak. Turne Almanya, Fransa, İspanya ve Portekiz konserleriyle sürecek.

Grubun, Haziran ayında Barcelona’da başlayan 360° turnesi, Fransa, Almanya, Hollanda, İrlanda, İsveç, Danimarka, Polonya, Hırvatistan ve İngiltere’deki konserlerinin ardından Amerika’da devam ediyor. U2′yu bu yıl sadece Avrupa’da yaklaşık 2 milyon kişi izledi.

360° turnesi, U2′nun, 2005/2006 yıllarında gerçekleştirdiği ‘Vertigo’ turnesinden bu yana ilk stadyum turnesi olma özelliği taşıyor.

SAHNENİN ÖZELLİKLERİ
360° turnesi sahnesi, grubun uzun yıllardır prodüksiyon direktörlüğünü sürdüren Willie Williams ve mimar Mark Fisher’ın 5 yıl süren çalışmaları sonucunda tasarlandı. Müzikseverlere muhteşem bir görsel şölen sunan sahne, konser alanında bulunan tüm izleyicilere her açıdan kusursuz bir görüntü sunabiliyor. Dev bir silindir video sistemi ile birbirine bağlanmış LED paneller ve 64 metreye ulaşan yüksekliğiyle sahne etrafında dönen metal köprü sistemi müzikseverlere 360 derecelik bir görüş açısı sunuyor.

Sahneler, Belçikalı şirket Stageco tarafından inşa edildi. Sahnelerin inşası için yüksek basınç içeren hidrolik sistemler kullanıldı. Çelik yapı 28 metre uzunluğunda ve ortadaki pilon 46 metreye ulaşıyor.

Sahne modellerinin yerleştirilebilmesi için ekip, konser tarihinden yaklaşık bir hafta önce Google Earth’ın üç boyutlu programlarından yararlanıyor. 54 ton ağırlığındaki silindir ekranın kapalı hali 400 metrekare yer kaplarken, tamamen açıldığında 2 tenis kortu büyüklüğünü buluyor.

Video ekranı toplam 1 milyon ayrı parçacıktan oluşuyor. Çelik dizaynın kurulması 4 gün sürüyor. Ekran, sahne ve diğer prodüksiyon ekipmanlarının konser alanına sokulması ise 12 saati buluyor. Tüm prodüksiyon 120 TIR’la taşınıyor.

BİLETLER 2 KASIM’DA SATIŞTA
6 Eylül 2010 Pazartesi günü Atatürk Olimpiyat Stadı’nda gerçekleşecek U2 konserinin biletleri 2 Kasım Pazartesi günü saat 11.00’den itibaren; Biletix satış noktaları, www.biletix.com, Biletix çağrı merkezi (0216) 556 98 00 ve Garanti Bankası ATM’lerinden satışa sunulacak.

“U2 360° Tour” İstanbul konserinin sahne tasarımına uygun olarak 7 farklı kategoride tribün ve saha içi biletleri satışa sunuluyor. Konserin bilet fiyatları 50 TL ile 375 TL arasında değişiyor. 2 Kasım tarihinden itibaren satın alınan biletler, Haziran 2010 tarihinden itibaren bilet sahiplerine posta yoluyla teslim edilecek.

“U2 360° Tour” İstanbul konserinde saha içi biletler 100 TL olacak. “U2 360° Tour” İstanbul konserinin tribündeki farklı kategorilerdeki bilet fiyatları ise şöyle olacak:

1. Kategori 375 TL
2. Kategori 300 TL
3. Kategori 225 TL
4. Kategori 175 TL
5. Kategori 125 TL
6. Kategori 75 TL
7. Kategori 50 TL

Özel loca fiyatı (12-14 ve 16 Kişilik Localar) ise 750 TL olarak belirlendi. Saha içinde, sahnenin hemen önündeki özel alanda yer alan Red Zone paketi ise 550 TL olacak.

Categories: Kültür-Sanat Tags:

İyi Bir Sesle Tanışmak İsteyenlere

Cumartesi, 24 Eki 2009 yorum yok

İSTANBUL – ODTÜ`de lisans egitimi sırasında Yıldız İbrahimova’dan şan ve caz performans eğitimi alan Hediye Güven, Northern Melbourne Institute of TAFE’de caz ve pop vokal eğitimi ile 2002 yılında Roxy Music Yarışmasında Playground grubu ile birincilik kazandı.

İngilizce ve Türkçe sözlü şarkılar yazan Güven, hem batılı geçmişini hem de Türkiye’nin atmosferini müziğine yansıtmaya çalışıyor.

”Dönüp baktığımda aklıma gelen ilk “film sonrası müzik pörtleyen halim” sanırım ‘Grease’i izledikten sonraydı. Kendimi Olivia Newton John sandım uzun süre. Daha sonra ‘Dirty Dancing’de de gene ne olduğumu derdimin ne olduğunu hatırlar hale geldim. Günlerce her sabah dörtte kalkıp filmi tekrar izleyip sahneye çıkacakmışım gibi film soundtrack’ini ezberledim.”

Sinemadan ve edebiyattan da beslenen Güven, çok yakında Gülbahar Kültür tarafından derlenen ve tüm dünyada yayınlanacak ‘Swing Style Vol.2’de sözü ve müziği kendisine ait ‘Siyah Sandıklarım’ şarkısı ile compilation`da yer alan ilk Türk sanatçısı aynı zamanda.

Pop caz düşlerine yolculuk tarihi 2 Kasım, yer Beyoğlu Hayal Kahvesi.

Categories: Kültür-Sanat Tags:
Sitemiz Google aramalarında Tatlı sohbet, Sohbet sitesi, sohbet siteleri, Sohbet odaları
sohbet kanalları Sohbet Odası, Chat Odaları, Chat Odası gibi aramalarda kullanıcılarına hizmet vermektedir!
Sohbet