Anasayfa
ANA MENÜ
PROGRAMLAR
GÜZEL SÖZLER

Yazara Ait Tüm Yazılar
  Oktay Ekşi

          oeksi@hurriyet.com.tr
         BAŞ DÖNMESİ
İKBAL yani yaygın anlayışa göre çok üst düzeyde makam ve mevki sahibi olmak kuşkusuz iyidir, güzeldir ama hayli de tehlikelidir.

"İkbal"in en önemli özelliği, sahibine karşı hiç de "dost" olmamasıdır.

Hatta "ikbal"in "hain" olduğunu söylemek daha doğru olur.

Hürriyet in Ankara Temsilci Yardımcısı Şükrü Küçükşahin in dünkü "Yapmayın bunu Hayrünnisa Hanım" başlıklı yazısını okumasaydık, aklımıza ne "ikbal" ne de onun özelliğinden söz etmek gelirdi.

Dahası, "ikbal" sahibi kişilerin eşlerinden söz etmek bu sütunun işi olmadığı için Küçükşahin in yazdıklarını çok çok "gazetecilik" yönünden takdir eder, orada kalırdık.

Nitekim Sayın Bayan Gül ün önce Dışişleri Köşkü diye bilinen resmi ikametgáhta sonra da Sayın Abdullah Gül ün Cumhurbaşkanı seçilmesi ardından Pembe Köşk te yaptırdığı değişiklikler hayli geniş yayın konusu oldu ama bu sütunda tek kelimeyle değinilmedi.

Ama bu defa durum başka:

Şükrü Küçükşahin Sayın Bayan Gül ün 1 Nisan 2008 günü Dolmabahçe Sarayı nı gezdiğini, bu sırada padişahların ve saray mensuplarının günlük yaşamda kullandıkları eşyalardan halı, soba, koltuk takımı, tek kişilik yatar-kalkar koltuk, avize, sehpa dahil 35 inin fotoğraflarını çektirdiğini, bir süre sonra da Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği nin resmi yazısıyla bunları Çankaya Köşkü ne aldırmak istediğini bildiriyordu.

TBMM Başkanı Köksal Toptan dün bu haberi, "Böyle bir talep söz konusu olursa Başkanlık Divanı na götürürüz. Verilen o karara göre hareket ederiz. Sergilenenlerin verilmesi söz konusu olmaz. Depo Müze mizde bulunan, teşhir edilmeyen objeler olursa, onların verilmesinde, bunların Çankaya Köşkü nde özellikle de yabancıların görmesini teminde bir sakınca görmem" diyerek doğruladı.

Önce belirtelim:

Sayın Bayan Gül ün isteği, bu isteği resmen káğıda döken Sayın Genel Sekreter dahil hiç kimsenin tasavvur edemeyeceği kadar büyük sorunlar doğurma potansiyeline sahiptir.

Çünkü Sayın Toptan ın dediği gibi konu "TBMM Başkanlık Divanı"na gelse bile o tür eşyanın bulunduğu mekándan alınıp başka yere götürülmesi, pek çok formaliteye ve güvenlik önlemine tabidir.

Nitekim 1950-60 arasında, Milli Saraylarda inceleme yapan bir TBMM Hey eti gerekli formaliteleri yerine getirmeden bir mührü söktürerek oradaki eşyaları görmeye girdiği için Meclis te kıyamet koptuğunu ve DP iktidarının çok sıkıntıya düştüğünü anımsarız.

Bir başka nokta, bu tür tarihi eşyaların değeri ve önemi gittiği yerdeki personel tarafından yeterince bilinmediği için bir süre sonra "hurda" muamelesi görmeleridir.

En önemlisi de, o eşya belki bir gün bir hurdalıkta bulunur ama onu o hale getiren sorumlu hiçbir zaman bulunmaz.

Tabii olayın bir de "kültürel" diyerek anlatmak istediğimiz boyutu var.

O boyut, "neyi nerede kullanabileceğinizi" belirler.

"Neyi istemek yakışır, neyi istememek daha doğru olur"u bilmeyi gerektirir.

Hele "Osmanlı hanedanından kalma eşyayı o hanedanı reddederek kurulmuş devletin Cumhurbaşkanlığı Köşkü ne almanın sembolik anlamı nedir?"e verilecek yanıt da yine "kültürel" boyutun içindedir.

Ama en önemlisi, "ikbal" döneminde sık görülen "baş dönmesi"nin doğuracağı sakıncalardır.
2008-05-30 Bu yazı  3822  kere okundu
Son Yazıları:

Baş dönmesi
Sonunu düşünmeyince
Polisin gaddarlığı
Çok yazık gerçekten
Okuyucunun birinden ses
Kimse kimseyi aldatmasın
MHP uyanıyor mu?
YORUMLAR
KÖŞE YAZARLARI
REKLAMLAR
EN POPÜLER IÇERIKLER
ANKET
AŞK MI PARAMI ?
AŞK
PARA
Sonuçlar
Copyright © www.Tatli.Net " Eğlence ve Sohbet Dünyası " Tüm hakları saklıdır.
Uzmanshell Internet Hizmetleri
mIRC indir | Sohbet Sitesi | Sohpet | Sohbet | Bedava Sohbet | Sohbet et | Chat yap | sohbet | sohbet odaları|