suya bir taş attım umutlarım dalgalara dağıldı güneş bana çok uzak ay uykusuzluklardan bıçak gökyüzü üzerime yıkıldı seni anımsadım canım sıkıldı
bugün canımı yaktı uzaklığın kavun-karpuz sen koktu çünkü deniz yansıttı ürpermelerle gülüşünü yağmur hep sen yağdı sellerle taşıdı gelmeyişlerinden ölümü
bugün canım sıkıldı çay yaptım bardak bardak içtim seni ağzımı yaktı sıcaklığın
elmaların tadında sen vardın kapımı kapattım içerde kaldın